You are currently browsing the hope for better days weblog archives for the day August 7, 2007.
- Uncategorized (72)
- May 7, 2010: geldim yolun yarisina...
- February 28, 2010: bir fincan...
- February 8, 2010: Gidilmeyen Yol
- February 3, 2010: hiç
- December 21, 2009: heryerde kar var...
- December 13, 2009: ozetler...
- October 28, 2009: eserekli...
- October 27, 2009: uyku kardesim ver elini...
- September 20, 2009: onsekiz...
- September 14, 2009: 3 ay...
Blogroll
- almost turkish
- asliberry
- benibakbiyo
- blogcuanne
- cakil'in yeri
- cikolata cikolata
- edamame prensesi
- elif savas
- endiseli peri
- ev cini
- hastalardan ogrendiklerim
- hedikedi
- kek ve kahve
- kırk fırın ekmek
- kitubi
- miso
- montessori
- morkoyun
- ne guzel seyler
- neolitik hanim
- nurturia
- rotten tomatoes
- turkish cookbook
- yavruSu
- yesil erik
- yok ki
- Yok Ki'nin Bebisi
- May 2010
- February 2010
- December 2009
- October 2009
- September 2009
- July 2009
- June 2009
- May 2009
- April 2009
- March 2009
- February 2009
- January 2009
- December 2008
- November 2008
- October 2008
- August 2008
- July 2008
- June 2008
- April 2008
- March 2008
- February 2008
- January 2008
- December 2007
- November 2007
- October 2007
- September 2007
- August 2007
Archive for August 7, 2007
Yabancisin buralara…
August 7, 2007 by admin.
Bugun oglene dogru calistigim yerin tam karsisindaki ogrenci isleri binasinin bulundugu sokak polislerce kapatildi, kimsenin gecisine izin verilmedi. Belli ki ciddi bir durum var trafik kazasi gibi gorunmuyor diye yorum yaparken okulun web sayfasindaki duyurudan anlasildi ki bir e-mail uzerine binada bomba alarmi yapilmis ve calisanlar binadan cikarilmis. Saatlerce suren inceleme sonunda binada bombaya falan rastlanmamis neyse ki hayat tekrar normale dondu.
Yabanci olmak uzun suredir uzerinde kafa patlattigim bir konu. Son zamanlarda daha cok dusunmemin nedeni de kisaca yabanci oldugumu daha fazla hisseder olmam. E neredeyse 6 senedir oralardasin yeni mi aklin basina geldi diyeceksiniz. Biraz oyle aslinda. Doktora sirasinda etrafimdaki cogu insan dogal olarak diger doktora ve master ogrencileriydi, ki neredeyse hepsi farkli ulkelerden gelmisler farkli aksanlarla ingilizce konusuyorlardi. Kimi zaman birbirimizi bile anlamakta zorlandigimiz zamanlar az degildi. Oysa hayat bir iluzyonmus o zamanlar ey sevgili okur…Sudan cikmis baliga donmem simdi calistigim yere girmemle basladi. Koskoca binadaki 2 yabancidan biriydim. Birakin yabancilara alisik olmayi, tum hayatlarini bu eyalette gecirmis insanlar neredeyse komsu eyaletten birine yabanci muamelesi yapabilecek kadar konudan bihaberlerdi. Dolayisiyla ne dedigimden cok nasil dedigime, ne oldugumdan cok nereli olduguma dikkat edilir oldu. O kadar yorucu bir hal aliyor ki zaman zaman birgun olmasa diger gun gozune kulagina batiyor bir bakis, bir laf.
Zaten Turkiye’ye donmeyi kafaya koymus olan bendeniz bu yabanci olma meselesine tepemin atik oldugu zamanlarda kendi ulkemdeki kosullar nasil olursa olsun buradaki köksüzlük hissini tekrar yasamayacagimi hayal ederek avunuyorum.
Hoş orada da artık baska açılardan azinlik muamelesi gorecegiz ama…Bu konuyu bir baska zamana birakmakta fayda var…Iki derin konu uyutmaz adami gece gece.

Posted in Uncategorized | No Comments »