You are currently browsing the hope for better days weblog archives for the day September 8, 2007.
- Uncategorized (72)
- May 7, 2010: geldim yolun yarisina...
- February 28, 2010: bir fincan...
- February 8, 2010: Gidilmeyen Yol
- February 3, 2010: hiç
- December 21, 2009: heryerde kar var...
- December 13, 2009: ozetler...
- October 28, 2009: eserekli...
- October 27, 2009: uyku kardesim ver elini...
- September 20, 2009: onsekiz...
- September 14, 2009: 3 ay...
Blogroll
- almost turkish
- asliberry
- benibakbiyo
- blogcuanne
- cakil'in yeri
- cikolata cikolata
- edamame prensesi
- elif savas
- endiseli peri
- ev cini
- hastalardan ogrendiklerim
- hedikedi
- kek ve kahve
- kırk fırın ekmek
- kitubi
- miso
- montessori
- morkoyun
- ne guzel seyler
- neolitik hanim
- nurturia
- rotten tomatoes
- turkish cookbook
- yavruSu
- yesil erik
- yok ki
- Yok Ki'nin Bebisi
- May 2010
- February 2010
- December 2009
- October 2009
- September 2009
- July 2009
- June 2009
- May 2009
- April 2009
- March 2009
- February 2009
- January 2009
- December 2008
- November 2008
- October 2008
- August 2008
- July 2008
- June 2008
- April 2008
- March 2008
- February 2008
- January 2008
- December 2007
- November 2007
- October 2007
- September 2007
- August 2007
Archive for September 8, 2007
İçıöğüş
September 8, 2007 by admin.
Başlık saçma mı geldi? hahaa…..ben de pek çıkaramadım anlamını…
Gökhan bana Türkiye`den Türkçe klavye getirdi. Bundan sonra Türkçe`mizin kendine özgü harflerini üstüste, böyle, tıkış tıkış, ağlamadan sızlamadan, çiçek gibi yazacağım. sırf harfleri kullanabilmek için saçma bir cümle kurduğumun farkındayım. affınıza sığınıyorum. özlemişim:)
Türkiye’den bir de Ezginin Günlüğü’nün son albümü “Çeyrek” geldi rengarek ve dopdolu 2 CD ile. ODTÜ yurtlarında tanışmıştım onlarla ilk defa. Biraz geç kalınmış bir karşılaşmaydı bizimkisi. Ama bir daha da kopamadım. 25. yıllarını kutluyorlar. Bu albümdeki 25 birbirinden güzel şarkıyı 25 ayrı sesten dinliyoruz. Sizi bilmem ama benim geçmiş zaman olur ki “Tribute” albümlerinde hayalkırıklığına uğramışlığım vardır (bkz:Murathan Mungan). Bu albümde ise farklı yorumlar, farklı ve kaliteli seslerin karışımıyla oldukça iyi bir kalite yakalanmış. Kendilerinden de birseyler dinleyesim gelmedi değil ama olsun yaban ellerde kulağım tanıdık, özlediğim ezgilerle şenlendi. Huşu içinde dinledim adeta. Çok özlediğimden ve tabi ki güzelliğinden olsa gerek, sabırsızlığıma ve heyecanıma yenilip bir an önce duyabilmek için şarkıları hemen geçivermedim, sonuna kadar dinledim herbirini.
Tabi ki bütün dinleyicilerini memnun etmeleri imkansızdı şarkıları seçerken. Netekim benim de gönlüm gelmiş geçmiş en sevdiğim parçaları olan “Naçaram”ı duymayı isterdi ama maalesef olmadı. Neyse üstadlara o güzel bu değil demeye ne hacet…dinleyelim, anıları yad edelim…
Posted in Uncategorized | No Comments »