You are currently browsing the hope for better days weblog archives for January, 2008.
- Uncategorized (72)
- May 7, 2010: geldim yolun yarisina...
- February 28, 2010: bir fincan...
- February 8, 2010: Gidilmeyen Yol
- February 3, 2010: hiç
- December 21, 2009: heryerde kar var...
- December 13, 2009: ozetler...
- October 28, 2009: eserekli...
- October 27, 2009: uyku kardesim ver elini...
- September 20, 2009: onsekiz...
- September 14, 2009: 3 ay...
Blogroll
- almost turkish
- asliberry
- benibakbiyo
- blogcuanne
- cakil'in yeri
- cikolata cikolata
- edamame prensesi
- elif savas
- endiseli peri
- ev cini
- hastalardan ogrendiklerim
- hedikedi
- kek ve kahve
- kırk fırın ekmek
- kitubi
- miso
- montessori
- morkoyun
- ne guzel seyler
- neolitik hanim
- nurturia
- rotten tomatoes
- turkish cookbook
- yavruSu
- yesil erik
- yok ki
- Yok Ki'nin Bebisi
- May 2010
- February 2010
- December 2009
- October 2009
- September 2009
- July 2009
- June 2009
- May 2009
- April 2009
- March 2009
- February 2009
- January 2009
- December 2008
- November 2008
- October 2008
- August 2008
- July 2008
- June 2008
- April 2008
- March 2008
- February 2008
- January 2008
- December 2007
- November 2007
- October 2007
- September 2007
- August 2007
Archive for January 2008
tuzlu kuru pasta ve tatil kırıntıları…
January 27, 2008 by admin.
valizlerin ve pantolonlarin fermuarlarini, ve dahi bagaj limitlerini ziyadesiyle zorlar vaziyette oldugumuzdan bu gelisimizde tuzlu kuru pasta getirememistik Turkiye’den. Ama sagolsun on barnaanda on marifet Morkoyun bir tarif vermis ki, margarin ve tereyagi miktarlarini minimize etme egiliminden dolayi ne zaman kurabiye yapmaya kalksa cephane ayarinda seyler elde etmekten muzdarip bendenizin bile elini titretmeyecek miktarda yag eklenmesi suretiyle, ustelik maya vs tarzi karmasIk proseslere hic girmeden amerikanya’daki ilk tuzlu kuru pasta projemi gerceklestirmeme vesile oldu. Buradan tesekkur ediyorum. Tuzlu kuzucuklarin fotografini asagida, tarifi burada bulabilirsiniz. Tarifi izleyerek elde ettigim hamuru 3 parcaya bolup, birini sade biraktim, ikincisine kirmizi toz biber, son parcaya da kekik ekledim. Kekiklilerde aroma belirgin olmasina ragmen, 2 cay kasigindan fazla ekleyip hamurun rengini resmen kirmiziya cevirmeme ragmen kirmizi biber hic acIlik vermemis. Hafif acilik icin pul biber daha garanti olacak sanirsam.
Turkiye’de yediklerimin ictiklerimin degil de, herseyden cok sevdiklerimin tadi damagimda kaldi herzamanki gibi…Kimini liseden (~18 yil), kimini universiteden beri (~10 yil) gormedigim, bir zamanlar sozlerimizin, sarkilarimizin, guluslerimizin, hayallerimizin ve gozyaslarimizin birbirine karistigi arkadaslarimi gordum. Simdi hayal gibi geliyor, oyle kisacik daracik zamanlara sıgıstırmak zorunda kaldik ki gorusmeleri, sanki unuttugum cok guzel bir ruyayi aniden hatirlar gibi oluyorum her aklima geldiginde. Neyse ki bana onlarin ruya olmadiklarini hatirlatacak birtakim belgeler var elimde. Hele biri var ki buzdolabinin uzerinden cocuk nesesiyle bakiyor bana hep…Kapkara sacli, komik mi komik, lezzetli yanakli, minik bir balerin cizmis bizi. Cogu hayal, azi siparis uzerine…
Posted in Uncategorized | 8 Comments »
Kedisel faaliyetlerde son nokta…
January 20, 2008 by admin.
Turkiye’den dondum doneli rahat huzur gormedim. Evinde hanim hanimcik, tam da adina yarasir sekilde prensesler misali salina salina gezen bir kedisi olmasina ragmen bizim kediye de bakmaya gonullu olan, 3 hafta boyunca kedisinin Azbeyaz bir o yana bir bu yana tarafindan dortnala kovalanmasina, bu yetmiyormus gibi kedisinin yemeginin bizim obur dev tarafindan kasla goz arasinda mideye indirilmesine katlanan arkadastan kedimizi alip eve getirdik. Cok mutluyduk ama mutlulugumuz topu topu 1,5 gun surdu. Azbeyaz her yedigini cikarmaya, gittikce istahsiz-sinik ve yorgun bir sekilde dunyayla ilgisini kesmis masanin altinda buzusuk halde surekli oturmaya basladiginda artik veterinere gitme zamaninin geldigini anlamistik.
neyse…rontgenler falan cekildi, gorunurde kusmasina neden olacak yabanci bir cisim, organlarda bir yamukluk, ya da kan degerlerinde sapma yoktu. midesini yatistirici bir ilac verdiler, kullanmamiza ragmen gunden gune kotulesmeye devam ediyordu bizim yavrucak. tuylerini temizlemeyi coktan birakmisti, yemek-su birtarafa kafasini kaldiramayacak duruma geldi ve yine apartopar veterinere tasindik. Bu haftasonunu cikarmaz, bir an once ya ameliyat, ya otenazi gibi iki ucta secenek sundular. Dun aksam ameliyat oldu bizim kiz. Veterinerden arayip, sindirim sistemi icinde biryerde konik bir plastik parca bulduklarini ve cikardiklarini, durumunun iyi oldugunu soylediler.
Konik plastik parcanin ne olabilecegini adimiz gibi bilerek bugun hanimefendiyi ziyarete gittik. Buyuksunuz abi, abla hayatimi kurtardiniz tarzinda bir minnet gosterisi beklentisi icinde degildik gerci ama oyle sinirli sinirli hislamalari da haketmemistik hani. biraz bozulduk ama ilaclarin ve agrinin etkisidir deyip sineye cektik. Ibret-i alem icin omur billah saklayacagim o konik plastik parca oyuncak farelerinden birinin burun/kafa bolumuymus tahmin ettigimiz gibi. Oynarken dayanamayip icgudulerim bunu ye diyor, e neden yemeyeyim seklinde mideye indirmis eleman. Daha once de boyle vakalar olmustu ve oyuncak farenin rengine gore degisen tonlarda pembe, mor, turkuaz kusmuklar seklinde kendini belli etmisti bize, “salak yine yutmus fareyi” deyip gecmistik. bu seferki bize gecti soylemesi ayiptir.
Ne Turkiye’den donus travmasi yasayabildim agiz tadiyla, ne buranin sIkIciligina diledigim gibi saydirabildim. bir elimde kagit havlu, digeri elimde islak bez kusmuk temizlemekle gecti tatil donusundeki ilk haftam. Damardan yedim $oku…heyhat!! hayat surprizlerle dolu canlar.
Bakiniz “foreign body taken out of Azbeyaz” asagida…Yemek yemeyi planliyorsaniz bakmayin. Rejimdeyseniz hic kasmayin zoomlayin derim.
Posted in Uncategorized | No Comments »

