- Uncategorized (72)
- May 7, 2010: geldim yolun yarisina...
- February 28, 2010: bir fincan...
- February 8, 2010: Gidilmeyen Yol
- February 3, 2010: hiç
- December 21, 2009: heryerde kar var...
- December 13, 2009: ozetler...
- October 28, 2009: eserekli...
- October 27, 2009: uyku kardesim ver elini...
- September 20, 2009: onsekiz...
- September 14, 2009: 3 ay...
Blogroll
- almost turkish
- asliberry
- benibakbiyo
- blogcuanne
- cakil'in yeri
- cikolata cikolata
- edamame prensesi
- elif savas
- endiseli peri
- ev cini
- hastalardan ogrendiklerim
- hedikedi
- kek ve kahve
- kırk fırın ekmek
- kitubi
- miso
- montessori
- morkoyun
- ne guzel seyler
- neolitik hanim
- nurturia
- rotten tomatoes
- turkish cookbook
- yavruSu
- yesil erik
- yok ki
- Yok Ki'nin Bebisi
- May 2010
- February 2010
- December 2009
- October 2009
- September 2009
- July 2009
- June 2009
- May 2009
- April 2009
- March 2009
- February 2009
- January 2009
- December 2008
- November 2008
- October 2008
- August 2008
- July 2008
- June 2008
- April 2008
- March 2008
- February 2008
- January 2008
- December 2007
- November 2007
- October 2007
- September 2007
- August 2007
yes, they can!!!
-Fotograf “Time” dergisinden alinmistir-
Cumhuriyetcilerin koseye sIkIstikca seviyeyi asagiya cektikleri ve son haftalarda bikkinlik veren bir secim sezonundan hakettigi bir zaferle cikti Barack Obama. Bilincli, akilli ve sogukkanli bir secim kampanyasi yuruttu. Ama yine de sonuclari beklerken endiseliydik. Ne de olsa bu halk Bush’u korku bokuna ikinci defa baskan secmisti. Ama bu sefer “yeter artik” demeyi bildiler. Genclerin ve simdiye kadar varliklarinin birseyleri degistirebilecegine dair inanclari hic olmayanlarin umutla ve coskuyla oy vermeleri aradaki farki daha da acti. Artik onlarin da isterlerse cok seyi degistirebileceklerine dair, gidisata dur diyebileceklerine dair umutlari var. Yillardir haketmedikleri bir yonetim altinda ulkelerinin uluslararasi politikalarindan ve de baskanlarindan utanir hale gelmis bilincli, adam gibi adam Amerikalilardan duydum ilk defa…Diyorlardi ki: Ulkemle gurur duymak ne demekmis yillar sonra tekrar hatirladim.
Secim sonuclari aciklandiktan sonra Obama’nin konusmasini izlemek icin bekledim sali gecesi. Konusmaya basladiginda ise bogazima bir yumruk oturdu. Bir taraftan kutlamalarda sevincten, coskudan aglayan kalabaliga bakiyor, bu basarida Obama’yi ictenlikle desteklemek disinda fiziksel olarak hicbir payim olmamasina ragmen onlarin sevincini paylasmaya calisiyordum. Ama icten ice kendi ulkemin bana boyle bir sevinci hic yasatmamis ve belki de hic yasatmayacak olmasi bogazimdaki yumrugun asil nedeniydi galiba. Dusumdum de ilk defa, “aman kotunun iyisi ne yapalim baska parti mi var?” ya da “buna oy vermezsek digeri gelecek basa” demeden, politik planini ve durusunu destekledigim bir politik parti boyle bir zaferle cikti secimlerden. Olsun, bu butun dunya icin de buyuk bir kazanim, hem sen degil miydin kendine dunya vatandasiyim diyen, sevin iste diyerek avuttum kendimi.
Buruk sevinc boyle birseymis…

November 14, 2008 at 4:50 am
çok güzel yazmışsın.
gerçekten bizim ülkemizde bir gün böylesine bir çıkış yaşayacak mı, böylesine herkesin üzerinde uzlaştığı bir lidere sahip olacak mı ben de bilmiyorum. ama çoğunluğun iradesinin kendini gösterebilmesi için liderden önce ihtiyacımız olan seçim yasası, seçim barajı değişiklikleri. Bu değişikliği yapmaya muktedir bir yönetim geldiği gün sanırım bizde umutlanabiliriz.