You are currently browsing the hope for better days weblog archives for the day February 8, 2010.
- Uncategorized (72)
- May 7, 2010: geldim yolun yarisina...
- February 28, 2010: bir fincan...
- February 8, 2010: Gidilmeyen Yol
- February 3, 2010: hiç
- December 21, 2009: heryerde kar var...
- December 13, 2009: ozetler...
- October 28, 2009: eserekli...
- October 27, 2009: uyku kardesim ver elini...
- September 20, 2009: onsekiz...
- September 14, 2009: 3 ay...
Blogroll
- almost turkish
- asliberry
- benibakbiyo
- blogcuanne
- cakil'in yeri
- cikolata cikolata
- edamame prensesi
- elif savas
- endiseli peri
- ev cini
- hastalardan ogrendiklerim
- hedikedi
- kek ve kahve
- kırk fırın ekmek
- kitubi
- miso
- montessori
- morkoyun
- ne guzel seyler
- neolitik hanim
- nurturia
- rotten tomatoes
- turkish cookbook
- yavruSu
- yesil erik
- yok ki
- Yok Ki'nin Bebisi
- May 2010
- February 2010
- December 2009
- October 2009
- September 2009
- July 2009
- June 2009
- May 2009
- April 2009
- March 2009
- February 2009
- January 2009
- December 2008
- November 2008
- October 2008
- August 2008
- July 2008
- June 2008
- April 2008
- March 2008
- February 2008
- January 2008
- December 2007
- November 2007
- October 2007
- September 2007
- August 2007
Archive for February 8, 2010
Gidilmeyen Yol
February 8, 2010 by admin.
Halet-i ruhiyeme fazlasiyla uyan bir $iir oldugundan burada yerini aldi. Yazanin, bulanin, cevirenin, gonderenin ellerine saglik. Orjinali burada
Gidilmeyen Yol
yol çatallanıyordu sararmış bir koruda;
ikisinde birden yol alan tek yolcu olayım!
yazık ki olamazdı bu. yolun biri uzakta
baktım bükülüyordu çalıların ardında,
orada uzun süre durup o yola baktım;
sonra saptım öbürüne, bu da onca güzeldi,
belki aynı yolu seçerdi yerimde kim olsa,
çünkü çimenlerle kaplıydı, çiğnenmeliydi;
ama aslı aranırsa yolların her biri
aynı ölçüde aşınmıştı ayaklar altında.
ikisi de yapraklar altındaydı o şafakta,
ve ayak altında kararmamıştı renkleri.
oh, ilk yolu bıraktım bir başka zamana!
ama bildiğimden nasıl açılır yol yola,
ummuyordum bir daha döneyim geri.
yıllar-yıllarca uzakta bugünlerden
bir iç çekişle söyleyeceğim şunu:
çatallanıyordu yol bir koruda ve ben..
ben saptım birine azdır diye oradan geçen,
işte bütün ayrımı yapan bu oldu.
Robert Frost
Posted in Uncategorized | 2 Comments »